“Ya ölürsem diye düşünüyorum, Ölürsem İstanbul’un sokaklarını , bahar ağaçlarını, çiçeklerini göremem bir daha, ölürsem kırmızı ile yeşili birbirine kataman sonra.”

Burhan Uygur

Burhan Uygur

Burhan Uygur;

1940’da Tirebolu’da başlayan yaşamı 1968 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Nurullah Berk ve Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyelerinde aldığı sanat eğitimi ile Türk Sanat tarihinde önemli izler bırakacak şekilde devam etmiştir.

1965 yılında Çağdaş Ressamlar Cemiyeti’nin düzenlediği yılın genç ressamı yarışmasında Oya Katoğlu ile birinciliği paylaşmış, ayrıca Sedat Simavi Vakfı görsel sanatlar ödülünü almıştır.

1970 yılında Salzburg Yaz Akademisi’nde bir süre çalışmış ve Hollanda’da bir sokak sergisi açtmıştır.

Burhan Uygur, resmin şiirsel boyutlarını zenginleştiren eserleriyle birçok kişisel sergi açmış ve birçok karma sergiye katılmıştır. Groteks ve şiirsel anlatımların yer aldığı soyut çalışmalarında, konu ve üslup birbirini tamamlayan iki öğe olarak yer almıştır. Öyle ki sanatçı şiirlere bile resim ile cevap vermiştir.

Uygur, sanat yaşamı boyunca Klee, Bonard ve Ensor gibi isimlerden etkilenmiştir. Onların etkilerini kendi sanatçı kimliğinde özümsemiş ve yaşama ait öğeleri kendi diliyle resimlerine aktarmıştır.

Kimi yapıtlarında ise öyküsel anlatımları, Wang Fo ile benzerlikler taşır. Rengi, hiç çekinmeden büyük bir ustalıkla kullanan sanatçının stilize ettiği, deformasyona uğramış figürleri ise onun figüratif eğiliminin işaretidir.

1960’larda figüratif sanata yöneliş ile Nedim Günsür, Orhan Peker, Cihat Burak gibi çağdaşlarından ayrılan bu tavrı, sonraki kuşak sanatçıları belirgin bir biçimde etkilemiştir.

Burhan Uygur (1940-1992), “Morning Seagulls Requiem for Migrating Birds”, oil on canvas, 1992, 96 x 126 cm., © Antik A.S. 2011.

Burhan Uygur (1940-1992), “Morning Seagulls Requiem for Migrating Birds”, oil on canvas, 1992, 96 x 126 cm., © Antik A.S. 2011.

Reklamlar