Avni Lifij " Otoportre "

Avni Lifij ” Otoportre “

 

 “OTOPORTRE”

Bir portrenin resmedilme süreci,sanatçı ve modelin dolaysız ilişkisinin gücü oranında başarıya gidebilir.Portre resmetmek, fotoğraftan portre resmi yapmaktan farklı bir eylem olmalıdır. Sanatın başarısı görünen olan “suretin” ardındakini yakalama/yansıtma becerisine bağlıdır. Sureti olduğu gibi/Fotografik kaydeden ressam güçlü bir zenaatkar olabilir,bu anlamda resmi yapılanın beklentisine (benzerlik) yanıt vermesi yeterlidir.

Portre’yi güçlü kılan ondaki ifade (ifadeler) zenginliğidir. İfadenin,ifadeler olarak vurgulandığına dikkat edelim. İfadeyi yeniden yapılandırarak tek ifadeye indirmek uğraşı için bir araç olan Mask, pek çok dönemde farklı amaçlarla kullanılmıştır. Mask bu anlamda şu gerekçelerle kullanılmıştır; Özdeşleşmek (İlkel kabilelerde Maskı takanın, o maskın ait olduğu kimlik ile bütünleşmesi)/Korkutmak/Korkuyu gizlemek/Eğlendirmek (Palyaço örneği çarpıcıdır; çünkü insan için, ”ifadesinde değişme” olmaksızın gülen figür de(farklı mekana taşınınca) korkutucu olabilir./ İfadesizleştirme (Prototip oluşturma)……ve diğerleri. Burada tüm etkiler ifadenin tek’e indirilmesi olarak özetlenebilir.Çünkü tek ifade; Gerçeklikten uzak/İnsana ait olmayan/Ruhu olmayan bir suret/görüntü sunar. Sahtedir çünkü gizlediğini anlık da olsa farklı biçimlendirir.

Sanatçıların otoportre (oto; kendi / kendiliğinden) “kendi portrelerni”, denemelerine sık rastlanır. Bunun nedenleri arasında sanatçının kendini farkındalığı vardır. Sanatçının teknik kullanımı mevcut dışavurumu (ekspression) destekliyebilir. Kaldı ki teknik ve duygunun sırıtmayan harmanıdır eseri güçlü yapan. Bu anlamda Mask’laşmamış, ruhsal kimlik ipuçlarıyla dolu, gözlerinden duygu okunan / tekniğinden duygu okunan/renginden etki alınabilen Portrenin başarısı yüksektir. Belge Fotoğrafı çekilirken gülümsememize gözlerimiz eşlik etmez, oysa göz ve suretin uyumudur portreyi etkili kılan. Bu nedenle Model -Sanatçı ilişkisi yakınlığı gereklidir. Otoportrelerin neredeyse her pentür sanatçısı tarafından denenmesi bu yakınlığın sanatçının kendi kimlik ipuçlarını farkındalığı ve yorumlayabilmesi ile ilgilidir. Döneme bağlı teknik farklılaşmalarında bile otoportresi kendisini doğrudan yansıtabilir.

Helene Schjerfbeck (Helene Sofia Schjerfbeck /10 Temmuz 1862 – 23 Ocak 1946/, çoğunlukla Gerçekçilik akımının örneklerinden olan tabloları ve otoportreleri ile tanınan Finli ressam. Schjerfbeck, kariyeri boyunca natürmortlar ve manzara resimleri de yapmıştır.), bu anlamda bize yeterince açıklama getiriyor. Finli sanatçının farklı dönemdeki gerçekçilik izleri taşıyan otoportreleri,bahsettiklerimizin görsel kanıtı olarak belirginleşiyor.

Helene Schjerfbeck

Helene Schjerfbeck

Schjerfbeck-01Heleneself

Schjerfbeck-03112_schjerfbeck

Bir otoportreyi incelerken sanatçının kişiliği ile ilgili ipuçları elde edebilirsiniz. Farklı anlatım ve teknik denemelerinde bu farkındalık değişmez, zaten başarısı da buradan gelir.

Geçmiş dönem sanatçılarının otoportreleri, döneme ışık tutan bir belgesel olmaları dışında, bize zengin ifade etkileri sunan, sanki zamanın bir portreye sıkıştırılmış suretidir.

   kalfa2008

Reklamlar