FOTO; ALEX PISHTAR / UKRAYNA

FOTO; ALEX PISHTAR / UKRAYNA

Bizim, eskiden acil işimiz olmazdı.Hastanelerin acil servisleri ne kadar eski bilemiyorum. Biz eskiden telefon etmek için emek harcardık; jeton vardı mesela, bulabilirseniz. Bir de semtinize yakın bir kulübeye ihtiyacınız. Gidersiniz, kuyrukta beklersiniz… kulübede konuşana sinirlenirsiniz. Sonra aradığınız insan, evinde olmalıydı eskiden. Biz eskiden aradığımızı evinde bulurduk kısmetse.Şehirlerarası içinse,santralın bağlantı yapmasını beklerdik evden çıkmadan.Ve, bu kadar iletişim (!) güçlüğü içinde ilişkilerimiz daha “yakın”dı.

Biz eskiden pazar sabahları çamaşırlar tencerelerde kaynatılırdı, onun kokusuyla uyanırdık. Biz eskiden, eskiydi giysilerimiz hep. Bayram beklerdik. Bayram, belki yeni ayakkabı, belki yeni pantolon, elbise demekti. Nedense, eskiden sokaklar çok büyüktü ve biz eskiden de sıkılırdık.

Biz eskiden, sofrada “doyardık” ve aç olanı bilirdik. Biz eskiden aç olanı aç bırakmazdık, sokaklar büyük ilişkiler yakındı biz eskiyken. Çok geç öğrendim ben; İnsanın, hayvanın da kötüsü olduğunu, doyunca da durmadığını…

Zaman geçti; her şey yenilenirken, biz eskide kaldık. Eskidik…

Uyum dediğin yeniyi anlamaya çalışmak.

Eskiden böyle bir ağırlığı yoktu hayatın…

kalfa 2013

Reklamlar