Resim sanatı; insanlık tarihi boyunca türlü değişikliklere uğrasa da; kesin olan, artık temel hedefleri arasında inancı yaygınlaştırmak gibi bir uğraşın olmadığıdır.Nesnel yaklaşımlarının değişkenliği ile gelenekselliğini sadece yüzey üzerinde koruyan pentür resmi, zamanımızda bireyselliğinin en keskin dönemini yaşamaktadır. Deneysel ya da gelenekçi, denenmiş tüm üst düzey yaklaşımları, günümüz sabrı (sabırsızlığı) ile, sorgulamadan reddeden yeni sanatçı kimliğinin karşısındaki en büyük tehlike ben merkezci kişiliktir. Sanatçının özündeki ben merkezcilik, geçmişte zorunlu olarak daha büyük sorumlulukların denetimindeydi. Zaman,eleştirel kimliğe sahip, farklı bir entelektüel kişiliği, sergiden para kazanmayı hedefleyen kuratör kimliğine devşirdi.

Kapitalizmin bienalleri,toplu sergi kavramını, bedeli ödenen her türlü üretimi barındırabilecek bir panayıra dönüştürmüştür.Sanatçılar sergi nitelikleri ile değil, sayısal dökümü yapılan özgeçmişleri ile sivrilme çabasındadırlar. Ne var ki, dünya sanatının hiç bir döneminde kalıcı olan, bu tür popüler yaklaşımlar olmamıştır.Yaratıcılık ve teknik deha birbirinden farklıdırlar. İkisinin birleşmesi bir sanatçıyı olgunlaştırabilir ve göze çarpan hale getirebilir.

A.Wyeth / Winter

A.Wyeth / Winter

( Wyeth’in eseri, “foto- realizm” içinde sınıflansa da;bakış açısındaki özgünlük, içeriğin yönetimi, ışığın öznelliği ve teknik farklılık açısından, gerçek bir sanat eseri tanımlaması içindedir.)

Günümüz pentür resmi piyasasında, yaratıcılık varsaydığımız içeriğin öznelliği incelendiğinde çok sayıda birbirine benzer sanatçı ile karşılaşabiliriz. Bunlar, genelde teknik bir beceri kullanan ekleme,yapıştırma gibi bir kolaj mantığını tuvale aktaran ressamlardır. İçselliğinve içeriğin, izleyen tarafından sorgulanmaması onları daha da cesaretlendirir. Sanatçıların bahaneleri vardır ama, onlarda ne yazık ki bu bahaneler de zayıftır. Bunu samimiyetsiz gören diğer teknik deha ise, fotoğrafı kullanarak çektiği güncel kadrajı boyar. Burada güncel ya da çağdaş olan sadece fotonun sunduğu kadrajdır. Yoksa aynı mantıkta Avantgarde akımlarda yer bulan hiperrealizm/ fotogerçekçilik, bundan 40 yıl önce fazlasıyla tüketilmiştir. Tüm bunlara bakınca, elitist teknik ve işbirlikçisi teknolojinin ürünleri her zaman sanıldığı gibi sanat değeri taşımaz.

Richard Estes

Richard Estes

Ralph Goings

Ralph Goings

Robert Bechtle

Robert Bechtle

(Fotoğraf mı? Bir Boya resim mi?; Burada, sanatçının teknik dehası, yaratıcılığından çok ön plandadır.)

Bugün sinema sanatı/sektörü için de aynı şey geçerlidir; çok yüksek bütçeli, şaşırtıcı görsellerle dolu bir film, içinde binlerce iyi kadraj barındırsa da,tüketim toplumunun saatlik oyalantısıdır. Kalıcılığı yoktur. Oysa insana gerçekten hitap edebilen, içeriği zengin ve aynı şekilde zengin kadrajlı bir bütçesiz film daha kalıcı olmaktadır. Ne yazık ki, toplumdaki genel üretim mantığı ve hedefi satışa yöneliktir.

I703            bird island jpeg

( Contemporary / Günümüz,çağdaş resim sanatında içerik ve renk olgusu şimdiye kadar olmadığı ölçüde dekoratif bir işlev kazanmıştır)

Sanatçının karşısındaki en büyük tehlike kapitalist toplumun, popüler olana yapışan eğitimsiz kafası ve etkisidir. Satışı düşünmeye başlayan sanatçı, koşulsuz olarak sanatını da satmak zorunda kalacaktır. Bu da onun sanatının para tarafından biçimleneceği riskini güçlendirir. Bu nedenle dünya sanatında; sağlığında ya koruyuculara teslim olmuş, ya doğuştan varsıl sanatçılar tanınabilmişlerdir. Kalıcı olan “eser” olduğu için, toplum, çoğu  sanatçı öldükten sonra onlarla tanıştırılmıştır ki bunun arkasında da o eserden(meta) kazanma planları vardır. Peki görsel sanatların,ve öncelikli konumuz olan resim sanatının içinde bulunduğu, böylesine umutsuz bir durumda sanat eserinin içtenliğinden nasıl emin olabiliriz?

(sürecek)

kalfa 2013/mindonart

Reklamlar