GÖRSELLERİN DİJİTAL KOPYALARI

Sanal; Var olmayan, zihinde tasarlanan…Var olmadığı halde varlığı dolduran, tehdit eden, oyalayan, eğlendiren…

Teknolojinin uzun vadede biçimlendirdiği ya da biçimlendireceği insanın farklı görünüş ya da davranış formunu bugünden kestirmek güç, çünkü sonuçta, bu biçimlenmenin içinde yer alıyoruz. 40 yıl sonra buluşan lise arkadaşlarının, yaşlıların beklediği yere bakmaması gibi, kırk yıl sonra lisedeki yüzleri aramak yanılgısı. İnsan talihsizliklerinden biri yaşamın uçuculuğunun bilincinde olmasıdır. Ne yazık ki bu bilinç, kalıcı gerçek değerleri reddedebilme bahanesinin de zeminini hazırlıyor. Sanat hızla tüketilirken, sahte olan, sanal ya da geçici olana sarılma açlığı artıyor. Bellek arsız, beden doyumsuz, bir dijital boşluk içinde yaşantılar kuruluyor. Kentlerde çelişki uç boyutlarda;bir tarafta açlığın,bir ekmek parçasına indiği gerçek yaşam, diğer tarafta piknikte kablosuzun sanal özgürlüğü. Hangisi acınacak durumda, hangisi özgürlük.. Konu kendini aşıyor, duralım. Sanal sanata, aldatmacalı yönlendirmelerle beyni kırklanan insanlar. AVM’lere hapsedilen gündelik yaşam ve burada olağanlaştırılan sanatın dijital kopyaları. Sanatın demek yanlış olacak, çünkü konunun ciddiyetini etkiliyor, şöylesi daha doğru; “değer taşıma olasılığı olan, öznel el yapısı tüm üretimlerin dijital kopyası”.

famous-paintings-scream

Bir tarafta,dünya pazarına sahip iki müzayede salonu, milyon dolarlık şişirilmiş sosyete sanatçıları , diğer yanda halkın içinde piyasa ressamları, güncel sanat yapıcıları ve bir avuç kendine kalmış sanatçı. Sanatsever? Sanat izler? Sanat alıcısı?…

Bu çelişkilerin, biraz insan emeğine değer veren sanatseveri incitmemesi için sahneyi acilen dijital kopyalar alıyor.Herşey eşitlendi artık; bir kitch maddesine dönüşen Mona Lisayı da, bir sokak ressamının deniz manzarasını da, bir konsept fotoyu da aynı fiata alabilir artık. Tehlike, “dijital boşluk” da burada başlıyor.. Evler dijital görseller ile dekore ediliyor. Utanmadan, evet bazıları için tam da böyle denebilir; binlerce milyona, milyon dolara tasarlanıp dekore edilen evlerde orjinal olmayan dijitaller. Ne kadar ters işledi değil mi? Oysa dijital kopyalar sanatın yaygınlaşmasını sağlayabilirdi; neden ki şimdi gidip zenginlerin malikanelerini süsledi?…

IMG_1374

Sıkıntının özü budur; yani “kültürel bir boşluk” bir değerin ucuzlatılmasını önemsemeden kullanmaktadır. Sanatla, insan emeğiyle ilişkisiz  kültürel boşluk, dijital kopya ile sıkıntısız kaynaşmıştır. Teknoloji ile sevişmek için cep telefonuna her yıl bir kaç bin lira ödeyen bu kültürel boşluk, sanatı; “bunu ben de yaparım”a indirgeyerek bedel ödemekten kaçınmıştır.

Bu boşluk, (sürebilir…)

IMG_1360

    Kalfa 2013 / mindonart

Reklamlar