PQjGGVCOA9agpvsd6hYBrD9U_500

Evrenin ve canlıların tasarımındaki çeşitlilik, insan aklının sınırlarını zorlamaktadır. Yaratılmış olanların yaratma eylemi  sanat olgusunun, yaşamla mücadelenin kaçınılmaz iksiri ve ölüme aldırmaksızın onun karşısında dimdik duruşun en net ifadesi olarak belirginleşmesi ne yazık ki bazıları için yalnızca “ait olmayan kimliğin” yalnızlığıdır. Öncelikle ve önceleri temel ihtiyaçların işlevsel formu olarak beliren tasarım, günümüz entelektüel dünyasının sdk yarıştırıcıları arasında kusursuz yeni formunu bulma peşindedir. Nedir kusursuzluk peki? İnsana ait olamama zayıflığı ile salt görsel kusursuzluğun işlevi çiğnediği farklılaşma mıdır?  Oturulamayan sandalyeler midir tasarlamanın hüneri ya da akvaryum içinde yaşatılmaya çalışılan, dev yapıların pencerelerindeki gece ışıkları mı? Evren nasıl kusursuzdur insan gözünde? Size, bize, güzel gelsin diye mi renklenmiştir kelebeğin kanadı?Tasarlanmış olanın görsel gücü ne zaman onun yaşamsal olasılıklarını çiğnemiştir?

……..

Tasarım okullarındaki temel eğitimlerde neler olmakta?Afrika’da, Türkiye’de, Dubai’de tasarım okulları ingilizce eğitimle birinci sınıfta neyi tasarlıyor?Okumayan ülkemin çocukları tasarımdan ne alıyor?

Soru öylesine çok ki; yanıt vermeye yürek yetmez. Güzel sanatlar okumayan için, gizemlidir güzel sanatlar. Hani bir dolu insan üniversite mezunu olmuştur da, canım, içinde kalmıştır güzel sanatlar.., kazanır, girer ve olgun sanatçı olarak mezun olur. Oysa bilmemiştir ki okul sanatçı yetiştirmez! Peki tasarımcı? Okul tasarımcı da yetiştirmez. Bir nefes verir öğrenciye; burada bunların ne olduğunu anlayabilirsin zamanla, biraz takıl der aslında.. Ya eğitmen? İşte zurnanın zurna sesi çıkardığı yer burası;…eğitmen, insan eğitmelidir; yaşam deneyimlerini, eşit ilişki kurma cesaretiyle bulaştırmalıdır  öğrenciye. Öğretemez aslında teknik olmayan hiçbir şeyi. Öğretmesi gereken; kötü teknikle nasıl iyi işin yapılabileceği, iyi teknikte nasıl çuvallanabileceğidir. Az konuşmalıdır; kendi dilinden konuşmalıdır.. Bırakın palavrayı! Dilinden uzaklaşan sağırlaşır. Yabancı dil eğitimi bir seçimdir, yabancı dilde eğitim, cezalandırmadır! Az yazmalıdır, çarpıcı yazmalıdır.. Okumayan ülkemde iki satır okutabilmelidir. Yoksa sanatsal ya da işlevsel, ya da her ikisi, yaptığı tasarım (öznel biçimlendirme) kopyadan kurtulamaz ve öğrendiği ingilizce gibi kimliğine ve kültürüne sırıtkan kalır.

…….

Tasarlama işinin içsel olanın içinde eridiği sanatsal üretimleri anlamaya çalışan ve formüle etmek için çabalayan ile, salt kendisi için üreten sanatçının varlığıdır görseli çeşitlendiren. Tasarlama işi yeniden üretilme için yapılmalıdır; akıl birinci dereceden işin içindedir. Sanat, akla yüz vermez. Tekrar üretilmemelidir (Üretilememelidir). Zaten doğaçlama kompleksin yenilenmesi söz konusu değildir. Bu nedenle aynı kopyalama gibi, öykünme de sırıtır, söz konusu sanat ise. Tasarımcılar sanatı anlamaya çalışırlar, ama anlaşılacak bir tarafı yoktur sanatın. Kapitalist güncelin halkası olmamış sanatçı için, sanat yapmak büyük bir iş değildir. Tasarım ise burnu büyük olduğu kadar egosantrik özelliği ile belirgindir. Bu nedenle tasarlanmış sanat ve tasarımın sanatsal olması belli büyük kayıpların nedenidir.  Ya sandalyeye oturamazsın, ya da büyük ölçekte yeniden üretilebilir bir görsel yaparsın. Birine oturamazken,birini izleyemezsin..

contemporary-chair-collection-580x736

(Sürecek) zalimtemas Türkçesi ile:) mindonart 2013

Reklamlar