“Art cannot be modern. Art is primordially eternal.  ”  Egon Schiele                

Figüratif; Biçimsel anlamda insan gözünün gördüğünü tarif eden resmin çok özel dili…

Figür resminin biçimsel gerçekliği ne kadar yansıttığından öte, ancak öznelliğindeki içtenlik sarsıcı olabilir. Çok ciddi bir akademik eğitim ve tetkik etme becerisi zenginliği ile, anatomik anlamda sağlam figür resmetmek,  herhangi bir kültürün yaşam alanında belirmek, iz bırakmak için yeterli değildir. Figüratif resmin öznelliği; anatominin sınırlarını zorlayarak ona yeni bir görsel dil kazandırmayı başarabilmiş sanatçının başarısına bağlıdır. Aynı portrede olduğu gibi, beden de sahibinden izler taşıyabilmelidir. Burada bahsettiğim sahip olgusu, sanatçı ile beraber modeli de kapsar. Sanatçı, modeldeki özel figürü keşfetmekle kalmayıp, bunu kendi dili ile yorumlayabildiği zaman farklılaşır. İzleyen için, resimdeki figür, bir kimlik tespiti uğraşına dönüşebilir. Bu resme yaklaşımın en ham hali olsa da, genelde izleyen için kaçınılmazdır.. Ancak resme bakma konusunda olgunlaşmış izleyen, bunun dışında dolaysız etkilerden, plastik tatlardan beslenebilir.

Egon Schiele

Egon Schiele ( 1890-1918) Avusturya doğumlu / Figüratif resmin güçlü isimlerinden / 1915

Yeni bir kimliğe bürünür imge, artık temsil ettiği bedenin yorumlanmış bir suretidir. Sanatçının tuvalinde biçimsel değişikliğe uğrayan kimlik, başarısı ölçüsünde aslında “resmedilenin” takendisidir. Burada, beden dili  sanatçı tarafından yorumlanmış,  onun anlık karakteristik hallerinden bir derleme süzülmüştür .Ve bu beden dilinin, sanatçıda var olan öznel algılama içinde yeniden yorumlanması,  figür resminin temel taşıdır. Bu durumda, resim bir sanat eserine dönüşebilir. Herkesin kimliği tanıması durumundan çok, kimlikteki imgesel sunumun plastik etkisi işin içine girmiştir.Ve beğeni, sanatsal ölçeklendirme, farklılaşma ve eser olma hadisesi figürü,  sanatçının tuvalindeki imgesinin yeni plastik kimliği ile açıklamaya başlar. Artık figür bilinen görsel kimliği dışında, sanatçının yeni yorumunun kimliğidir.Ve dünyasından, görsel ip uçları ile koparılmış başka bir varlık alemine taşınmıştır.

Egon-Schiele

Egon-Schiele

Egon-Schiele

Egon-Schiele

Egon Schiele‘nin kullandığı deformasyon, figürün yeni bir yorumu olmaktan öte, insan vücudu anatomisinin vurgulanmasıdır. Figürlerinde kullandığı mono kromatik şeffaf yüzeyler, espası  doğrudan güçlendiren, onun resmini klasik  peyzaj derinliğine taşıyan çarpıcı bir özelliktir. Figürleri artistik pozlar vermez. Schiele anlık ve hazırlıksız pozlarda figürler resmetmiştir. ( Sanatçının Özgeçmişi burada ;derleyen Burçak Mutlu)

Bir diğer figüratif sanatçı, Alberto Giacometti; yüklü bir çizgisel yapı ile dokuduğu portrelerini psikolojik anlamda zenginleştirmiştir. Figürlerindeki rahatsız edici etki ve bunun, büyük boş mekanlarla ilişkilendirmesi onun aynı zamanda gerçeküstücü olarak anılmasına neden olmuştur.

Alberto Giacometti  / Yousuf Karsh / 1965

Alberto Giacometti / Yousuf Karsh / 1965

Alberto Giacometti - Portrait of Peter Watson / 1953

Alberto Giacometti – Portrait of Peter Watson / 1953

Alberto Giacometti

Alberto Giacometti

Alberto Giacometti / Annette Portresi

Alberto Giacometti / Annette Portresi

Üslup ve teknik farklılıkların yeni bir görsel dünya yarattığı resmetme eyleminde figürün mekan ile ilişkisinde, mekan figüre eşlik eder. Yani açıkçası sanatçı figüre mekanı yamar. Çünkü öncelikli ilgi alanı,  insanın bireyselliği ve bunun ona yansıyan ifadeler çeşitliliğindeki seçimidir. Yalnızlık ve figürün yaşamın ortasındaki gücü mekan tarafından desteklense de izleyen etkiyi ifadede arayacaktır. Giacometti’nin, büyük alanların köşesinde oturtup poz verdirdiği özel figürleri, onların yalnızlığına vurgu yapar. Genellikle rengin değil, çizginin valörünü kullanması da bu etkiyi arttırır.

Bir görsel içerik olarak “insan”,  plastik sanatların öncelikli ilgi alanıdır. Bu kadar çok denenen bu içeriğin yorumlanma olanaklarının nasıl zorlandığı , Figüratif resmin gücü için belirleyicidir.

 Soner Göksay / mindonart / 2013

Reklamlar