Bir “kulak”tır gidiyor :), Kulağı boşver, VAN GOGH BAŞKADIR.

Delilik ve dahilik arasındaki ince çizgiyi sorgularken şuradan başlayalım; Her dahi,delidir. Ancak her delinin dahi olması durumunda dünya başka bir formda olurdu şüphesiz. Çoğumuz sanatçıların yaşantıları ile ilgili kısmi bilgilere kolayca ulaşıyoruz artık. Ne yazık ki, eserlere ulaşmak aynı derecede kolay değil. Bir van gogh orjinali görmeden, neden Van Gogh’un bambaşka olduğuna dair fikir edinemezsiniz. Resmine baktığınızda, bunca denenmiş ve araştırılmış teknik, adlandırılmış akım ve farklılaşma içinde onun resminin farklı olduğunu anında hissedersiniz. Evet bu öğrenilmişlik ile ilgili değildir, sanatçı, senden benden farklıdır zaten. Van Gogh farklıdır, delidir… senin, benim anlamaya çalıştığımız kurgusallıklar, oluşturmaya çalıştığımız formülleri geçersiz kılacak herşeye sahiptir resmi. Görünmez çizgilerden oluşan bir kompozisyonu, analiz edilebilecek bir yaklaşımı yoktur. Bu nedenle bir falcı gibi belli atışları tutturmakla kısıtlıdır ikinci gözlerin söyledikleri. Bir beyaz kullanmıştır ki içinde sarıdan maviye yeşilden kırmızıya tüm renkleri taşıyan…, asla kopya edilemez; keza spontanın kopyası yapılamaz. Delilik bir sanatçı formunda kendini gösterdiğinde, deha kaçınılmaz olur.

Bana kalırsa tüm çocukların küçük yaştan itibaren bu delilikler, bu eserler ile tanıştırılması gereklidir. Çünkü sanatın deliliği zararsız olduğu gibi, kişiyi insanlaştıran dolaylı bir öğreti sunar.

kalfa 20013 / mindonart

 

 

Reklamlar