Uzaklık Evrimi

Biraz kaburgalarından bahsettik mahir trajedilerinin, eklem yerlerinde Eflak Boğdan, iflah olmazlığı tadında bırakılmış mantık hataları;
keskin sirke Montaigne zarar.

Unutulmuşluğunu alttan almaktan bıktığında, Hektor’un hasat zamanından

Hurdalığın, bedelsiz yardımlarına ihanetlerle dolduğunda;
Brütüsler ajitelerle nasıl kanına giriyor Avrasya’nın!

Tutarsızlık Hegel kolerasında yaşlanıyor, duyarsızlık swarowskilerde ikamet ederken;
Şirketleşmiş hizmetlerinin hezimetinde aldığın ahı, gerçeği saptırışını Spinoza üstlenmiyor!

Çıkarcı imtiyazların zirai protestliğinden beslenmekten vazgeçeceklerse,
Çivisi gevşemiş yiğitler, şuursuz kahpeler, namert goygoyların uzay maymunu olduğundan kimin şüphesi olabilir?

Tercihe sürükleniyorsun, sırp şarapneli gibi saplanıyor köhne ensene dayatmalar!
Aklındaki her bir entrika phaistos diski şimdi, çözülemiyorsun.
Yüzü asık bir fuzzy mantık sırıtıyor her yanlış anlaşıldığında.

Kendini oraya ait hissetmiyorsun, aslında en çok orada mutlu olduğunu düşündüğün sanısı tek tanığınken!

Herkesin deli tarafının yatkınlığısın bir nevi akılsızlığınla zararsız, yarım aklınla son derece zararlısın, Goethe’nin kulakları çınlasın!

Evrensel şüphelerde metodik şaibeleri avlıyor decart!

Kılıcı değildi Lukretius’un atladığı?! Kılıca damlamış eflatun bir mürekkep lekesiyle imtihanı.

Her badireyle tanıştırılıp çözümle küstürülenlerin mizanını karşılamıyor, ölçülerini kendisine saklıyor protagoras.

İmkansızı isterken, kendini, olası beklentilerden medet ummaktan uzaklaştıramamaktır doğası;
ve gereği her yaşam ideal ve yorgundur.

 

spktrm/2013

Reklamlar