İnsanlık Anıtı , Kars / Mehmet Aksoy

İnsanlık Anıtı , Kars / Mehmet Aksoy

 

AKSOY ,  İnsanlık Anıtı heykeli için , iki sanatçının gerçekleştirdiği performans ( Wouter Osterholt ve Elke Uitenius ) ile ilgili olarak , “Heykeli savunur” gibi görünmesine rağmen içeriğini boşalttığı düşüncesinde.

Aşağıda Aksoy’un yıktırılan anıtı için gerçekleşen performans ile ilgili yazıyı okuyacaksınız;

 

İnsanlık Anıtı Klonlaması

Heykel; her şeyi gören ve hafızasında saklayan, iç içe derinleşerek giden insanlığı ve ilahi vicdanı sembolize eden kanayan bir gözden ve bu gözün üstünden yükselen ve ortadan ikiye bölünmüş bir insandan oluşmaktadır. Bu aslında bir yüzleşmeyi, kendi kendinle karşılaşmayı ifade etmektedir.

Günümüz güncel sanat yapımcıları, diyemeyeceğim, çünkü yapılan, edilen bir şey yok. Olan şey şu ki; söylenenler ya da hazır eşyalar ya da yapılan bir şey üstünden yapılan “tefecilik işlemi”. Plastik sanatlar reddediliyor, heykel reddediliyor. Sanatın içi boşaltıldı. Öznesi ile nesnesi yer değiştirdi. Sanat, modern dünya iletişim mekanizmasının şaşırtıcı, sansasyonel, esprili sanat anlayışının objesi oldu. Gerçek veya hakikat sansasyonel, şaşırtıcı, reyting alıcı bir değer taşımıyorsa gerçek değildir. Bu anlayışla alternatif “İnsanlık Anıtı” performansı gerçekleştirildi.

Peki nasıl yaptılar?

Yıkılan İNSANLIK ANITI’nın takılamayan el benim yaptığım kalıba dökülüyor. Bir seyyar satıcı arabasına konularak sokaklarda bir sirk maymunu gibi dolaştırılıyor. Ve soru soruyorlar: Yıkılan İnsanlık Anıtı için düşündüklerinizi bir el hareketiyle gösterebilir misiniz? İnsanlar da bir el hareketi yapıyor. Sanatçı arkadaş o elin kalıbını alıyor, sonra bir diğerine soruyor, bir diğerine soruyor, herkes bir el hareketi yapıyor, kalıpları alınıyor. Sanatçı bu kalıplara ellerin dökümünü yapıyor. Oh her şey hazır… Ortaya birtakım işaretler yapan eller çıkıyor. Bu eller benim Kars’taki yıkılan heykelimin önüne, yere serpiştiriliyor. Kars manzaralı fotoğraflar çekiliyor. Alın size alternatif İnsanlık Anıtı. Oldu mu? Oldu.
İnsanlık Anıtı’nın içeriği neydi, ben hangi duygularla bu heykele başladım?
İnsanlığa karşı işlenen tüm cürümler, suçlar, yapılan katliamlar, çekilen tüm acılar; insanlık vicdanında, ilahi vicdanda kanayan bir yaradır. Orada hafızada saklı durmaktadır. Ve bugün hâlâ hafızalarda vicdanın gözyaşları akmaktadır. Savaş insanlık suçudur.
Heykel; her şeyi gören ve hafızasında saklayan, iç içe derinleşerek giden insanlığı ve ilahi vicdanı sembolize eden kanayan bir gözden ve bu gözün üstünden yükselen ve ortadan ikiye bölünmüş bir insandan oluşmaktadır. Bu aslında bir yüzleşmeyi, kendi kendinle karşılaşmayı ifade etmektedir. Aralarındaki boşluk kin, nefret ve düşmanlıktan oluşan duvar gibi onları ayırmaktadır. İki figür birleştiğinde tek, bütün bir insana dönüşür. Figürlerin arasındaki boşlukta duran el, insanlığa uzanan, tutulmayı bekleyen bir el gibidir.
Heykelin yapımı için gerekli tüm prosedürler uygulandı. Üç sene boyu ekip olarak orada yaşadık, kahvelerine gittik, lokantalarında yemek yedik, alışveriş yaptık, maçlarına, düğünlerine gittik, ne yaptığımızı insanlara anlattık, tartıştık. Kabul edenler, sevinenler oldu, karşı duranlar da oldu (özellikle MHP kesimi) ama zamanla insanlar gün batarken o tepeye çıkıp, kenti seyretmeye, orada vakit geçirmeye başladılar. Orada o yarım heykelin durması bile bir cazibe alanı yaratıp insanları kendine çekti. İnsanlar orada fotoğraf çekmeye, nişanlanmaya, birbirlerine sevgilerini ilan etmeye başladılar. Karslı çocuklar gelenlere heykeli anlatmaya, onlara mihmandarlık etmeye başladılar. Bugün halen Kars’ta İnsanlık Anıtı hediyelik eşyalar üzerinde baskı yapılarak, Kars’ın bir sembolü olarak satılmaktadır. Heykel Kars şehriyle bütünleşti, şehre gelen UNESCO temsilcisi “Kars için ne yapabiliriz” sorusunu; “Ani’yi ve İnsanlık Anıtı’nı koruyun ve tanıtın yeter” diye cevapladı.
Ama alternatif İnsanlık Anıtı proje sahipleri ne yaptılar?
İçerik boşaltıldı, insanı insanlıktan çıkaran savaş, insanların barış isteği, barış iradesi, bu gerçek böylece yok sayıldı. Eğlenceli bir oyuna dönüştürülerek, görsel ve yazılı medyada haber oldu. Gerçek “çok sanatsal” bir şalla örtüldü. Üstelik benim ve heykelin kamuoyunda uyandırdığı geniş pozitif etki kullanıldı. İnsanlık Anıtı’nın insanlığa uzanan eli, adeta bir sirk maymunu gibi sokaklarda dolaştırıldı.
İnsanlık Anıtı’nın geniş kitlelerce ve dünyaca tanınmasından, kabul görmesinden sanatsal bir rant, bir çıkarım sağlamak sanatçılara değil, ancak tefecilere yakışır. Küratör Fulya Hanım, kamusal alanda sanat katılımcılarını bianele getiremedi. Tartışmaya, farklı fikirlere açık değil. Kendi anlayışını, zevkini dikte ettiremedi. Direnişle karşılaştı. Benim heykelim üstünden reyting alma acizliğine düştü. Sanatı; eklektik, yapıştırma, montaj sanayii gibi gördüğün zaman; güncel, sansasyonel, şaşırtıcı bir haber gibi yaklaşırsan; içeriği, kavramı boşaltırsan, küratör simulakrumuna dönüşürsün. Aman dikkat… Sanatçıları belli bir algıda klonlayıp sütlerini sağmayın. Biliyorsunuz Dolly adlı koyunun klonlanması ile ilgili atom fizikçisi ve Nobel Barış Ödülü sahibi Prof. Joseph Rotblat ne demişti: “Klonlama evrimin ilkesi olan çeşitliliğe karşıdır. Değişimin sonunda insan olduk, hepimiz aynı olursak yeni bir şey üretemeyiz.” Onun için küresel sanat, güncel sanat diye bir sanatsal safsata olamaz. Ülkeler farklı, coğrafya farklı, güneş farklı, yaşam standartları farklı, gelenekler, görenekler farklı, algılama, kavramsal değer yargıları farklı, yaşama ritmimiz, kızgınlıklarımız, sevgilerimiz farklı, üzüntü derinliklerimiz farklı, tabii ki bunun biçimi ve sanatsal ifadesi de farklı olacaktır. Güncel sanatın, performans sanatının normlarıyla, bu içerik sanatsal ifade kazanamaz, yüzeyseldir, kavramsal komikliktir, dünyanın her yerinde anlayışları aynıdır, klonlanmış Dolly’ler gibi.

Emperyal kültür icapları bunu gerektiriyor. Ben kendimi bu safta görmüyorum. Dolar küresel olabilir ama sanat olamaz. Ben bu ülkenin, bu coğrafyanın çocuğuyum. Bu ülkenin ninnileriyle büyüdüm.

(Dandini dandini dastana
Danalar girmiş bostana
Sür bostancı danayı
Yemesin lahanayı)

Mehmet Aksoy /  Kaynak ; Mehmet Aksoy Cumhuriyet Gazetesi

Performans ile ilgili ikinci kaynak; http://www.aydinlikgazete.com/sanat3/25404-insanlik-aniti-ve-sansasyon-arayislari.html

Sanatçı ile ilgili; https://mindonart.com/2013/01/07/aksoy-boyle-dedi/

Reklamlar