yaşamınız, dolduramadığınız boşluklardan oluşursa, bir süre sonra rüyalarınıza hakim olamamaya başlarsınız; her ne kadar canınız yansa da, kaçınamazsınız rüyalarınızdan.

…………………….

Yalnız yatağınızda, bazen  rüyanız’la vedalaşırken,  aslında hiç var olmayan ikinci yastığın yerinde olmadığını anlamak istemezcesine dönmek istersiniz. Kısa süreli bir oyundur bu…

bazen,  öylesine kapılıp gidiyorum ki bu oyuna..

öylesine sade, öylesine güzel, ve adeta sevilemeyecek kadar “tekil”. ve o’na bakıyorsunuz, akşam güneşinin ulaştığı tozların arasında dolaşan ellerine, özü’yle böylesine bir oluşuna, ondaki o bir türlü izah edemediğiniz o şey’e, hiçbir zaman sizin hayatıınızın bir parçası ol(a)mayacak o olağanüstü şey’e; incecik, akıl almaz bir hüzünle bakakalıyorsunuz..

galiba bu nedenle  o boşluğun damarlarımda dolaştığını biliyorum. ..

keza,  ne zaman
kalbime isabet etse, dünyanın en devasa boşluğu meydana geliyor aniden. bir de, o acısı yok mu? (muhtemelen acı da değil, hissettiğim.)

aslında;  içimde tanrı’yı aramıştım. savaş vardı; ve tanrı, ilk kurşuna yenilmişti..

 femmefauxx 2014/mindonart

Reklamlar