Eserdeki İpuçları

Sanatçı eser ilişkisi sorgulandığında, eserin, sanatçının kişiliğinden bağımsız olamayacağı ( üretilemeyeceği) gerçeği ile karşılaşırız.

Her ne kadar eser, sanatçıdan bağımsız değerlendirilse ve sonucun yorumlanmasındaki değerler dünyası kendine özgü ölçekler barındırsa da bu durum, bahsettiğim ilişkinin yok sayılmasını gerektirmez.

Burhan Uygur ; Dağınık, pasaklı,çocuksu...bir o kadar da içten.

Burhan Uygur ; Dağınık, pasaklı, çocuksu…bir o kadar da içten.

Keza sanatçının kişiliği, içerik seçiminden teknik seçime kadar eserin sürecinde belirleyici bir rol oynar. En azından, günümüz dünyasında, bir dışavurum yolu olarak da kullanılan sanat yapma eyleminde, sanatçı eser ilişkisinin dolaylı olmadığı konusunda uzlaşabiliriz. Çünkü sanat, artık temsil etme veya düşünceyi yayma hedeflerinden, son derece bireysellik içeren farklı bir forma da bürünmüştür.

Dehanın bazen hasta bir insan formunda karşımıza çıkması alışılmadık bir durum değildir.Keza, sanatın tarihi incelendiğinde; Rönesans’ın teknik dehalarından sonra, düşüncede yaşanan aydınlanma sonrası özgürlüğünü kazanan sanat, korkusuzca üreten yeni sanatçıların keşfine neden olmuştur.

İç mekanlardan dışarıya taşan sanatın yeni dili, bunları sorgulayan sanatçıların elinde, kendi kişiliklerinin ip uçları ile dolu yeni teknik ve yaklaşımlarla zenginleşmiştir.

………………

Van Gogh ; Boya yediği, gelgitlerinin en yoğun olduğu, deliliğinin zirvesinde ürettiği işlerle göze çarpmıştır. Boyayı böylesine macunsu, katmanlı kullanması onun çok titiz bir teknik deha olmadığının kanıtıdır. Bu oyunda ( onun boyaları ile oyunu) Van Gogh oldukça süratlidir. Keza sürati, onun duygu durumunun, üretim sürecinde kaybolmamasının garantisidir. Günümüz şartlarında hastalığı için farklı tezler vardır; ancak gerçek olan, günümüz şartlarında tedavi olsaydı bugün o eserlere tanık olamayacaktık…

Van Gogh resminde; planlanmış şaşrtıcı kompozisyonlar görmeyiz , bizi çeken duygunun katıksız aktarımındaki doğallıktır. Resim, izleyen için değil, sanatçı tarafından duygusunun korunmasına tanıklık edecek hızda bitirilmiştir.

Van Gogh resminde; planlanmış şaşırtıcı kompozisyonlar görmeyiz , bizi çeken duygunun katıksız aktarımındaki doğallıktır. Resim, izleyen için değil, sanatçı tarafından duygusunun korunmasına tanıklık edecek hızda bitirilmiştir.

Salvador Dali; Van Gogh ile kıyaslandığında, titiz bir teknik deha çıkar karşımıza. Her ne kadar, uyur uyanık durumunun bilinçli yönetimi için, uyku arası notlar alıp, taslaklar çizse de, uzun soluklu ve ince işçilikli kompozisyolar yapmıştır.

Öte yandan, Dali; çılgınlığı seven, sahne sanatlarını yaşamına sokmak için özel çaba harcayan bir şov sanatçısıydı.

Dali kompozisyonları; bilinçaltının oyunlarından kaynaklanmış, bildik ögelerin, akıl dışı birlikteliğinden oluşan planlı çalışmalardır.

Dali kompozisyonları; bilinçaltının oyunlarından kaynaklanmış, bildik ögelerin, akıl dışı birlikteliğinden oluşan planlı çalışmalardır.

Yaşamlarında çektikleri sıkıntının formuna bağlı olarak, ve kişiliklerinin hamurundaki genel yaklaşımlarına göre sanatları biçimlenen sanatçıların eserleri bu anlamda ip uçları ile doludur. Çocukluk dönemleri de dahil olmak üzere, yaşamlarından izler bırakırlar eserlerine.

Kimi zaman tahammülsüzlük, kimi zaman şımarıklık… ama genel olarak yaşamın yükü ve bireysel, biricik acılar… Bu yüzden içeriği ne olursa olsun, her eser, her duygunuza seslenemez. Birisinde iliklerinize kadar duyumsadığınız hüzündür, diğerinde şenlikli bir kompozisyonun elit sunumu. Kimi pasaklı ve çocuktur, kimi; sizi azarlarcasına yetişkin, hatta acımasız. Eserin yüzünden ziyade, sanatçının dünyasından bir parçadır tanık olduğunuz. ( sürecek)

soner göksay / mindonart / 2014

Reklamlar