art-bin-website2

Bu yazının içeriğindeki güncel sanat kavramının, ucuz işçiliğin durmak bilmez sunumlarını kapsadığını açık bir dil ile “fikrin yüceltilmesi” yazılarımda açıklamıştım.Fikrin yüceltilmesi fikrini yüceltenlerin,ucuz enstalasyonları haklı çıkarmak adına paylaştıkları yazıları okuyunca devam etmeye karar verdim.Sonuçta hepsini alıcısı var, niyetim kararsızları aydınlatmak…

bu arada, sanatçı elinden çıkma kavramsal donanımların bu yazıda bahsi geçenler olmadığını, “sanatçılar” bilir.

…………………………………

AÇIKLAYALIM ( alıntı)

Öncelikle çıkış noktamız,bugünün çerçöpü değil, 20’lerin şu meşhur pisuar‘i olsun.Bir hazır malzemenin, anlam yüklenilmeksizin sergilenmesi,bugünkü ucuz felsefi üretimlerin çıkış noktası olarak değerlendirilebilir.Tek farkla, Duchamp,bu tavır ile  izleyiciye bir beyin jimnastiği yaptırmak  istemedi,  beklentisi tepki oluşturmaktı ve başardı.Yani,bir düşüncenin anlamlandırılıp,ona değer yüklenmesi ve izleyiciye bunu çözme hamallığının yüklenmesi,pisuar’da yoktu.

Bugün, güncel sanat üreticilerinin genel savunusu; “farkındalığı arttırma ve insanı düşünceye itme” gibi son derece idealist ve iyi huylu yaklaşımı içinde , sağlam bir egodan bahsetmek mümkün.

Açıklayalım; farkındalık arttırma söz konusu olduğunda, bir hedef kitleden bahsetmek gerekir. Sanatseverler?…Sanatseverler haz almayı ertelemek istemezler.Çünkü onlar sanatçılar gibi bahaneleri olan insanlar değil, gördüğünden haz alma peşinde olanlardır.

Peki şöyle diyelim; sıradan (kimse gücenmesin), yani buradaki ifademle sanata ilgi duymayanlar mı? Onlar, anlamlandıramadıkları nesneleri seyrederek asla zaman geçirmezler, daha gündelik oyalantıları vardır.

Neyse, çok da uzatmadan yanıtlayayım…Güncel sanatı izleyenler ( varsa), güncel sanat yapanların ta kendisidir.

Fikri alkışlamak, söz konusu sanat ise, izleyici için tek başına bir şey ifade etmez.Dolayısı ile güncel sanat olarak da anılan pek çoğu ucuz enstalasyonlardan oluşan üretim biçimlerinin fikrini, merak edenlerin olduğunu söylemek pek de samimi olmaz.Bu nedenle, sanıldığının ya da savunucularının dediğinin aksine, güncel sanat düşünen insan üretmez ve düşünmeye teşvik etmez.Böyle olması için, öncelikle üretim yapanın, olağan dışı bir sunumu, hayranlık uyandıran teknik-hatta mühendislik becerisi ile donatıp, bir fikre-düşünceye yaslaması gerekir.Giriş kısmında bahsettiğim, “sanatçının güncel sanatı” bunu ifade eder. Anlaşılsın diye örnekleyeyim; Theo Jansen‘in kinetik heykellerini sahilde sergilediğinizde, sanatçının hiç de ilgi alanına girmeyen fikrin sunumu yüceltilirse, bu, mühendislerin de ilgisini çekecektir.Yoksa, çekiç ve çivilerden oluşan,faraşlara, kavanozlara anlam yükleyen sunumlar, gelmiş geçmiş tüm düşünürlere saygısızlık olarak kendini oyalayacaktır.

Sanat kompleks/harman bir eylemdir,ucuz bir fikrin egosantrik sunumu olmamalıdır.Fikir, virtüözlük ve yaratıcılık birbirinden ayrılırsa ortada sanat kalmaz.

Sonuç olarak, bugünün sanatı içinde kendine parantez arayan “güncel sanat”; egosu yüksek, eğitimli bir kesimin anlamsızlaştırdığı ve diğerlerini dolaylı da olsa küçümsediği, kendi deyimi ile” insiyatifler” yaratıyor.

Yeni kelime arayışları ile (yetkinin bireyselleşmesi ve bundan grup kurma?) “insiyatif” olarak kendinden bahis açan güncelciler şöyle diyor; – Bizle düşünen insanlarız,bunlar da sizin anlamanız gerekenler…

Hal böyleyken, ne haz alan kalır, ne dönüşen…

21.yüzyılın yeni kolaycılığı mı desem?……

soner göksay / mindonart 2016

 

Reklamlar