13464309891270152000keith-arnatt

Bir sanat eserinin incelenmesinde karşılaştığımız değerlendirme ölçeklerinin belli bir sırada incelenebilmesi, bu eserin sanatsal gücünün anlaşılması için faydalı olacaktır. Günümüz sanat üretimlerinin, temel olarak çıkış kaynağında, bir Kavrama ( Konsept ) yaslanması çoğunlukla izleyiciyi, sanatçının koşullandırdığı bir değerlendirme alanına hapseder.

Kavram, eserde içerik olarak adlandırılan ve üretimin genel sürecini belirleyen anlatıdan farklı olarak, metaforlar içerir.Bu da içeriğindeki soyut yaklaşımla, sanatçı- izleyici arasındaki  etkileşimini doğrudan etkileyen, bir anlamda sanatçının, yapıtın öznelliğini kendine sakladığı bir kamuflajın temelini oluşturur.

Conceptual ( Kavramsal) üretimlerde sanatçının yönettiği soyut içerik dünyası dolaylı bir ilişki biçimidir ve ipuçları olmaksızın izleyen ile ilişki kurabilmesi, eğitimle ilişkisiz olarak, tamamen duygusal zeka alışverişi ile mümkün olan bir tinsel durumdur.

Kavram, elle tutulmaz, gözle görülmezken, sanatçının bahaneleri ile zenginleştirilebilen bir şifre-sembol dizgisine döner. Söz konusu “sunum” olduğunda kullanılan teknik ve kavramın yoğrulmasındaki yaratıcılık eserin başarısını belirleyecektir.

Soyut resim genelinde; non-figüratif ya da abstract üretimler arkasına saklanma eğilimindeki üreten, aynı burada olduğu gibi kavramsal içeriğin de belirsiz ve anlaşılmazlığını kendi kamuflajı için kullanabilir. Nedir kamufle ettiği? Ucuz bir üretimin, çıkış noktası zayıf bir içeriği olabilir mi? Ya da teknik eksikliğin, baskın bir kavramsal problemle gizlenmesi mi? Hangi koşulda olursa olsun, sanatsal üretimlerin gücünden söz edebilmek için; kavramın güçlü bir teknik ve yaratıcılıkla birlikte sunulmasından bahsedebilmemiz gerekir.

kalfa / mindonart / 2016

 

Reklamlar