Pablo Picasso, “Yaratıcılığın en büyük düşmanı akıldır” derken çok yeni bir düşünceye işaret etmiyordu.Keza dünya sanatı tarihinde sanatçıların başka tür insanlar olduğu gerçeği çok erken kabul görmüştü.Hayal edebildiğiniz herşey gerçektir düşüncesi, hassas bir tekniğin  elinde kaçınılmaz netliği ile beliriyordu.

Akıl ile yönetilen tüm çağdaş düzenlemeler yeni sanatçı kimliğinin, yeni bir tanımın habercisi oldu.Disiplinlerarası etkileşim , sanatı , tekil olmaktan ortak üretilen projeler toplamına taşıdı.Sıradan bir fikrin, hazırlıklı sunumunun anlık pırıltısı, sanatsal yaratıcılığın nasıl büyük bir güç olduğunun farkındalığına en büyük katkıyı yaptı.

Yaratıcılık akıl ile açıklanamayan ve yönetilemeyen bir olgu olarak sanatın temelini oluşturmakla kalmaz, sanatın varlığının nedenidir.

Sanatın temel kurallarına ait farkındalığı halletmiş bir üreten, zaten tüm bu kuralları bozma eğiliminde olmazsa sanatçılığından söz edilmesi olanaklı değildir.Kuralları bozma, öğrenilebilir olanın karşısına yeni bir dil koyma becerisidir.

Sanatçıların aklı, yaratıcılıklarının çekiştirmesinde, sürgit değişimlerle kendini yoran, sorgulayan, genel geçerin şüphe ile baktığı bir farklılıkla bezenmiştir. Umutsuzluğuna eser koyan, bu aklın sahibini anlamak için akıl yetersiz kalır..

Soner Göksay / mindonart / 2017

Stephan Vanfleteren

Reklamlar