Çağdaş Sanatta Kara Delik :Yaratıcılık

Soruyu sormadan, birkaç tanım üzerinde durmak rahatlatıcı olacaktır.

Sanatsal Eylem; Farklı malzeme ve içeriklerle yapılan her tür sanat uğraşı.

(Bu tanım, hareket içermeyen ya da devrim öngörmeyen çalışmalarda cılız kalıyor.)

Sanatsal Yaratıcılık; Sanat eylemlerinin içeriğinde farklı bir dil öngörme becerisi ve bunun öznel dilde sunumu.

Sanat ; Bir yaşam biçimi olarak, insanların estetik bir dilde kurguladığı görsel işitsel felsefi eylem ve ürünler bütünü.

Her ne kadar temel tanımlamalar “Sanat” konusunu anlatmak için yetersiz kalsa da, uzlaşabileceğimiz konu, Sanat’ın ifade biçimleri içinde “yaratıcılığın” ön koşul olduğu gerçeğidir.

Günümüz sanatında , Sanat olmayan çabaların görkemli gösterilerinin yoğunluğu, bizleri, kavramın ne olduğu konusundan koparmıştır.

Sanatsal Yaratıcılık, eserin değerlendirilmesindeki en güçlü veridir ki, imza sadece sonucu tarif eder.Bir anlamda eser, başlıbaşına imzadır.

Bunun nedeni öznel bir davranış / tabiat / beceri / yaşanmışlık harmanı, kişiye özel, tasarımın aksine ” taklit edilemeyen” özellikler barındırmasıdır.

………..

Bu anlamda,günümüz sanatında üretilmiş devasa ürünlerin bir çoğunun sanat olmadığı gerçeği ile karşı karşıyayız.

Bir üretimin farklı bir malzeme ile üretilmesi tek başına bu ürünü sanat yapmaya yetmez.

Ne yazık ki; kavram üretmeyi de tüketmenin içinde eriten yeni dünya düzeninde her el becerisinin , sanat ile anıldığına tanığız.

Aslında tamamıyla bir zorlama ya da çeviri noksanlığı olarak düşünebileceğimiz bu durum içler acısı..

Sanatın Sanatçılar elinden alınması tamamen fikrin yüceltilmesi kavramına dayanır.

Salt tekniğin herkes tarafından öğrenilebilmesi, tekniği öğrenen orta ölçek beceri sahiplerinin cesaretini arttırarak Sanat kavramında bir kara delik açmıştır.

Tanımlanamaz bu boşluk Sanatın büyük bir kaybıdır.Çünkü toplumda sanata bakış açısına yeni iyileştirmeler eklemek yerine alt kültürün samimi olmayan işleri çöplüğü sarmıştır.Aynı çöplüğü paylaşan sanat eserlerini ayırmak eğitimsiz bir göz ile zaten zorken, olanaksız hale gelmiştir.

……….

Fotoğrafın ilk yıllarında resim sanatçıları için araç olan fotoğrafçılık,

“Fikrin yüceltilmesi” ve teknik imkanların çeşitliliği ile tasarımın vazgeçilmezi olarak üretimin belirleyicisi haline gelmiştir.

Çağdaş sanat üretimlerinde önemli bir yere sahip üst düzey gerçekçi çalışmalar, sanat mı zenaat mı sorgusunu zorlamaktadır.

Bu konudan “teknik deha” içerikli birkaç yazımda bahsetmiştim.

Sanat yapıtı’nın tanımını yaparken sıraladığımız özelliklerden sadece birinin yokluğu, bu usta işleri bir zenaat çalışması sınıflamasına almaya yeter.

Art ve Craft olarak kavramlar adlandırılmış olsa da , Craft’ın ( Bizde el sanatı olarak da anılsa da ben “Zenaat’ı” kullanıyorum. ) temsil ettiği tüm çalışmalar boyut olgusuna takılıyor.Özetle büyük boyutlu Zenaat işleri şıp diye sanat oluveriyor..İşte kara delik , yaratıcılığın olmadığı bu koca boşluk , günümüz sanatına böylesine rahatlıkla çörekleniyor..

……………..

Residance kültürünün elit kesiminin teslim olduğu mimarların elinde dekorasyonun bir parçası haline gelen boya resminde sanat aramak artık çok zordur.

Büyük boyutlu çalışmalar insan gücünün üzerinde bir efor istediğindendir ki, çağdaş sanatın büyük boyutlu işlerinde yürek- beyin- bilek işbirliğinin izine rastlayamayız.

Yaratıcılık, içten gelen ile ilgilidir.Üründe,Teknik denetim baskınsa, “içten gelen” ketlenir.

Bu nedenle büyük boyutlu üretimler dekoratiftir, yaratıcılığı fikir düzeyinde sınırlı kalmıştır.

Özetle Sanat eserinden bahsetmek için, “içten gelenin” yorumlanabileceği, insani bir tavrın desteğine ihtiyacımız var demektir.

Bu yoksa , kısaca: Sanat yoktur.

Soner Göksay / mindonart / 2019