Herşeyimiz var..

Zamanı ölçerek, kavramı nesnelleştirmiş insan algısı kendine en büyük kötülüğü yaptı.

Bu anlamda insan, kendi dışındaki tüm canlılardan aciz durumda.

Yaşamını, çalışma hayatında ” yetiştirmek hedefi ” üzerine kurmak en büyük acizlik değil mi?

Kaldı ki , bu “yetiştirme gayreti” en doğal yaşantı biçiminde bile günün doğumuna , güneşin batımına tutsak..

Toplumsal yaşantının eşikleri , zamanın akışına teslim , mutsuz.

Çünkü “zaman” var (yok)..Ve akıyor.

İnsanın aldığı tüm riskler zamanın dayatması..

İnsanoğlu’nun varlığında dinlerin güç bulmasının temeli zamanın farkındalığı olamaz mı ?

Dünya üzerinde her yaşam formunun ölümlü olması , hatta bu son’un zamanının belirsizliği , bu yaşama alternatif ve sonsuzluk öngören ölüm sonrası varlığa sarılmak için en büyük neden olamaz mı?

Herşey yapılır, kazanılır,biriktirilir…

Yarın kaygısı, zamanın olmadığı bir yaşamda kendine yer bulabilir mi?

İnsanın en büyük talihsizliğidir , zamanı farkında olmak.

Herşeyimiz var, ama zamanımız yok.Çünkü yaşama tutunmak için zamanın belirsizliğini görmezden gelmeliyiz.

Ve en kötüsünden, insanın ortalama yaşam süresini bilmesi , hergün gözümüze sokulan tarihlerin gerçekliğinde nasıl bir görmezden gelme becerisi kazandırabilir ki ?

Hiçbirşeyimiz yok , zamanımız olduğu sürece..

soner göksay / mindonart 2019