Salgado’nun başarısı entelektüel birikim ya da tanıtım başarısı değil.Bugünün sanatçıların çoğunun, kendini pazarlama , sosyal medyadan medet umma çabalarına hiç benzemiyor.
Salgado’nun bir anlamda maceracı kişiliği, onun her toplumdan insanlarla eşdeğer olma becerisi, yaptığı işi içten yapması başarısının öncelikli sırrı.

Salgado yaşam öyküsünü anlatan “Toprağın Tuzu” Belgeselinde bu konuda yeterince ipucu veriyor.
Çektiği fotoğrafların hiçbirinde kendi yeteneğini açıklama gayreti yok.Evet o bir fotoğraf muhabiri ve öncelikle toplumsal fotoğrafları ile tanınıyor.Ama gözleri , seçiciliği, fotoğrafını çektiği içeriğin onunla iletişim kurduğu anı yakalıyor.Portre konusunda söylediği çok içten.Portre fotoğrafında fotoğrafını çektiği insanın sonucu belirleme iznini verdiğini açıklayarak bu konunun nasıl doğal ve içten bir güven ile mümkün olabildiğini gösteriyor.

Bu yaklaşım, bu bakış açısı onun fotoğrafına belge niteliği dışında bir sanat nişanı ekliyor.
Dünyayı dolaşırken yaşadıklarıyla baş etme gücünü elindeki makinesinden aldığı kesin..
Çünkü bu hassas ve kırılgan kimliğin ,araya objektifi koymadan “içeriğe” çıplak gözü ile bakması onu çok daha yaralardı.
Salgado ,Yaşadıklarını “Resme dökmek” sayesinde ayakta kalmıştır.