Bu kadar belisizliğin egemen olduğu yaşantıda bir sağkalım mücadelesi olan sanatın , rastlantılardan uzak olması onun “yeni bir evren” oluşturma doğasına aykırıdır.
Günümüzde , “sanat” adına maruz kaldığımız birçok eylem , becerikli virtüözlerin , “öngörülmüş” sonucu örme uğraşıdır.
Rönesans Kültürü’nde , din ile olan ilişkisinden sağ çıkan Sanat , üç boyut arayışında yeni içerikler  ile gereken evrilmeyi yaşamış ve günümüzün yüceltilmiş fikirleri sarmalında tutsak kalmıştır.
Böyle bir evrilmeyi es geçen kültürler ancak geleneksel sanatları’nın sürgit tekrarları ile yaşamış , ya da öykünmeci taklitler ile  sanat’ın ne olduğu sorusuna tuzak kurmuşlardır.
Sanat öncelikle yeni bir yaratım olarak , bireyi boşlukta mücadeleye çeker . Var olmayanın kusursuzluğunu belirlemek , sanatçı için aklın sınırlarını zorlar.Buradan sağ çıkabilmenin tek koşulu belirleneni yeni bir formda yineleyebilmek , ona , öğrenilmiş plastik değerlerin zenginliğini ekleyerek  var etmektir.Bunu yaparken içtenliği koruyanbilmenin ,  öğretilebilir bir formülü yoktur , bu nedenle belirsizlikte belirleme eylemi özneldir.Bu eylem ne kadar öğrenmekten korunmuşsa , kendi dilini yaratması  konusu o denli içten olur.Çünkü Sanat eylemi , kişinin kendi deneyimlerinin, bir psikiyatrist terapisinde  uzanmış , kendi ile konuşurken keşfettiklerinden mamul bir görsel kurgu içerir.Bu son derece kaotik , yanıtsız , şaşırtıcı , rahatsız edici , saçma , yüce güzel , romantik , saldırgan…, olabilir.Tam da bu nedenle  , Sanat yorumlanabilir.
Ancak , Sanat’ın yorumlanabilmesi , onu yorumlamanın  ne denli zor olduğu gerçeğini değiştirmez.
Sanat ; Yeni bir görsel dil ile , belirsizlikte yakalanan duygu karmaşasını anlamlandırma uğraşıdır ve bu anlamlandırma görseldir.Bildik yaşantıların kişiye özel imgelerinden beslenir ve raslantısal birliktelikler sunar.Metafor bu nedenle Sanat’ın damarlarından biridir.
Sonuç olarak sanatsal yaratıcılık  virtüözlükten daha değerli ve eserin niteliğini belirleme konusunda öncelikli değerdir.

Soner Göksay / mindonart / 2021