Çok Yaşlanmışsın.

Yeni doğmuştu daha; birileri birilerine benzetme çabasında yarışırken hızla şekil değiştirdi.Herkesin gönlünü aldı, herkese benzedi.Sonra  bir başkası biricikliğinde buldu onu, sevdi.Sevmek hızla şekil değiştirdi.Belirsizdi ölümü, aynı doğumu gibi.Bu yüzden sonsuz sandı yaşamı.Yanıldığını anlamayacaktı, ta ki o; “çok yaşlanmışsın..”deyinceye kadar.

Reklamlar

Yaratıcılığın En Büyük Düşmanı

Pablo Picasso, “Yaratıcılığın en büyük düşmanı akıldır” derken çok yeni bir düşünceye işaret etmiyordu.Keza dünya sanatı tarihinde sanatçıların başka tür insanlar olduğu gerçeği çok erken kabul görmüştü.Hayal edebildiğiniz herşey gerçektir düşüncesi, hassas bir tekniğin  elinde kaçınılmaz netliği ile beliriyordu.

Akıl ile yönetilen tüm çağdaş düzenlemeler yeni sanatçı kimliğinin, yeni bir tanımın habercisi oldu.Disiplinlerarası etkileşim , sanatı , tekil olmaktan ortak üretilen projeler toplamına taşıdı.Sıradan bir fikrin, hazırlıklı sunumunun anlık pırıltısı, sanatsal yaratıcılığın nasıl büyük bir güç olduğunun farkındalığına en büyük katkıyı yaptı.

Yaratıcılık akıl ile açıklanamayan ve yönetilemeyen bir olgu olarak sanatın temelini oluşturmakla kalmaz, sanatın varlığının nedenidir.

Sanatın temel kurallarına ait farkındalığı halletmiş bir üreten, zaten tüm bu kuralları bozma eğiliminde olmazsa sanatçılığından söz edilmesi olanaklı değildir.Kuralları bozma, öğrenilebilir olanın karşısına yeni bir dil koyma becerisidir.

Sanatçıların aklı, yaratıcılıklarının çekiştirmesinde, sürgit değişimlerle kendini yoran, sorgulayan, genel geçerin şüphe ile baktığı bir farklılıkla bezenmiştir. Umutsuzluğuna eser koyan, bu aklın sahibini anlamak için akıl yetersiz kalır..

Soner Göksay / mindonart / 2017

Stephan Vanfleteren

– y o u c o u l d w a l k f o r e v e r .

-ses geçirmez zaman,
yirmili yaşların sonlarında oluşum,
yarım kalan bir dolu konuşmalar,
sözcüklerin sayfalarda can bulması..

cansızlığım.

femmefauxx/mindonart 2016

-l i v e f a s t , d i e y o u n g .

-..ve her şey için çok geç;
içimdeki büyümüş kadın,
parçalarına ayrılmış çocukluğuma yenik düşmüştü.

                                          femmefauxx/mindonart 2016

 

– t r u e .

-ışıklar altında alnın, yürüyorsun yalnızlığımıza
tarihe tanık fotoğrafın yenilgiye uzanan
ayak izleri silinmiş, sesimiz suda eriyor
..ve gün taşıyor ufkumuzdan/karda kandan ezgiler.

femmefauxx/mindonart 2016

 

-i d o n ‘ t w a n t t o h u r t y o u .

-bazen kendini bana öyle bir teslim ederdi ki, kollarımı boynuna doladığımda bir bulutu kucaklıyor gibi olurdum.

femmefauxx/mindonart 2016

-i m i s s y o u .

-ne yazık ki zaman zaman her anı korkunç bir yoğunlukta yaşıyorum.

femmefauxx/mindonart 2016

 

B o ş l u k


Bir boşluk bıraktım kendimle tanrı arasında.

ve orayı kaos doldurdu..

femmefauxx / mindonart 2016

 

-“ikimiz de nefessiz kaldık.”

-…ve kalbim, yoklukta,
‘özlemlerin’i içti;
kana kana.

femmefauxx/mindonart 2016             

-bugün günlerden radiohead..

-ve bu şarkıyı her dinlediğimde,
göğün sancısına bir kez daha sarılıyorum.

 femmefauxx/mindonart 2016

 

SADAKAT

12994424_985522421530826_8780316869402178836_n

gözyaşlarımızın sınırlarını belirlemeye çalışan kimi haddini bilmezlerin gitgide çoğaldığı; duyarlılığın tüketilmeye yüz tuttuğu, içi boş insan siluetlerinin kol gezdiği bir ortamda, birçoklarının istemiyle yürürlükten kaldırılan değerlere boyutlar ötesi bir sadakatle bağlandığım için zaman zaman kendimi suçluyorum.

femmefauxx / mindonart

 

Sahnenin Seçimi / Çakışma

10399750_966007040149031_7252670108110040594_n

Resim ya da fotoğrafta bir duyguyu etkili bir şekilde güçlendirecek kadraj seçimi ölçeklendirilebilir mi? Ya da daha basit bir deyişle, kompozisyon sunumunda, konunun çerçeveye alınmasının kuralları var mıdır?  Sanatçı nasıl bir sahne seçer ki, ona hayranlık duyarız? Aynı sahneyi , farklı sanatçılar neden farklı kadrajlarda görürler. Görsel sanatların başarısı, teknik sunumdan öte bu bakışın “farklılığına” mı bağlıdır?

Sanatçılar için rahatlıkla söyleyebileceğimiz, onların bu farklı görüşler için belli formüller kullanmadıklarıdır.Bu da sanatı anlamaya  ve  ölçeklendirmeye  çalışanlar için rahatsız edici bir durumdur………………………… Oysa sanatçılar; perspektif anlamda bir şekilde mutsuzluğun formülünü bularak hepimizi kastırmaktan başka bir şeye yaramadıklarından, onlara çok da yüz vermemek gerek ne yazık ki. :(şey, merhaba, ben kedi. burada bulunma amacım sadece ama sadece  ne kadar özlediğimi söylemek idi. rahatsız etmek istemezdim demek istemezdim. nereye gideceğini bilmeyen bir şarkının peşindeyken aniden burada buldum kendimi. :/ kilometrelerce öpüyorum…

“sürecek”

kalfa / iki satır / mindonart

 

-gösterişsiz bir cenaze töreni..

-..ve gözyaşları içinde
kendimi
özlediğim
günler.

femmefauxx/mindonart 2016

Umutla..,Tüm Çabalarımı Bırakıyorum

12985509_981324015284000_2825492776312951100_n

roberto kusterle

 

Yokluk ve yoksunluğu sorgulamaktan tam da yorgun düşmüştüm ki, yoksunluğun, yokluğa göre gerçekten “acı” veren bir şey olduğunu keşfettim. Geç olabilir çoğu kimseye göre, ama keşif öznel olduğunda sahibine yarıyor.Ölümlerin tarifini değil de, aslını görünce insan, ve insan olma çabalarında tanık olurken insansızlığa, bir insafsız değişime uğruyor. Pas bulaşıyor üzerine, silip atmaya çalıştıkça yayılıyor. Oysa pas, onun pası değil…Ne düğümler atılmış, ne sevgiler avutulmuş, ne değerler verilmiş bu aleme. Sımsıkı sarılmışız acının kucağında mutsuzluğa.AŞK yaşamışız mutsuzlukla…Ve mutsuzluğun terki kadar da boşluk üreten bir güç yokmuş alemde. Soyut mu oldu? Evet tüm çabalarımı bırakıyorum boşluğa, sevgim dönmüş bana,beni anlamaya çalışıyor. Alışkanlıklarım kırgın,…beter olsunlar!!

Tüm çabalarımı bırakırken yeniden doğuyorum.

“seni anlıyor ve yapısal olarak parçalanıyorum…” ( alıntı ‘m.)

kalfa / iki satır / mindonart

-müstesna.


-“sabahları içiyor,
haritalara bakıp yolları özlüyoruz..
okuduğumuz kitaplar satmıyor
biralar ve sigaralara zam geliyor
nefes alışımıza dahi
ambargo uygulanıyor
sevdiğimiz filmler gişelerde
batıyor:
hal böyleyken
bizler
nasıl katlanıyoruz hayata?
gözaltında yaşanan bir ömür
ki
ağaç – orman ilişkisi
varken,
dünyada,
nasıl kaçabiliriz
bir
kutuya?”

dedi.

femmefauxx/mindonart 2016